ERGENLİK DÖNEMİ ve İLETİŞİM
Ergenlik pek çok değişimin aynı anda yaşandığı gelişim ve büyüme sürecidir. Bu dönem hem ergen hem de ebeveynler açısından baş edilmesi gereken pek çok sorunları da beraberinde getirir. Çünkü bu dönemde yaşanan değişimler sadece çocuk açısından değil anne baba açısından da uyum ve baş etme becerileri gerektirir. Bu dönemde gelişimsel ihtiyaçlar değişirken bu değişimin yarattığı duygu, düşünce ve davranış değişiklikleri de anne baba çocuk arasında kimi zaman iletişim problemlerine neden olabilir.
BU dönemin en önemli gelişimsel görevlerinden birisi genç bireyin kimlik gelişimidir. “Ben kimim? Nasıl biri olmalıyım?” soruları kimlik edinme sürecinde zihni meşgul eden en önemli sorulardır. Daha önceden güvenilen ve kabul edilen her şey yeniden sorgulanır. Geçmişteki özdeşim örnekleri (kendine örnek aldığı kişiler, anne baba, öğretmen vb.) yeniden değerlendirilir, süzgeçten geçirilir ve yeni özdeşim örnekleri bulunur (arkadaşlar, sporcu, pop yıldızı…). Özdeşim denemeleri, çocuğun kendi üstüne en yakışacak elbiseyi bulana kadar elbise çıkarıp giymesine benzer.
Aileden ayrılıp bağımsızlığı başarabilmek için anne baba ideal olma niteliklerini kaybeder. “Annem babam her şeyi bilir.” düşüncesinin yerini yavaş yavaş, “annem babam nereden bilecek, onların dönemi geçmişte kalmış, ben onlardan daha iyi bilirim” düşünceleri alır. Ergenlik döneminde hem aileden uzaklaşma ve bağımsızlaşma isteği hem de onların desteğine ve sevgisine ihtiyaç duyma ikilemi yaşanır. Bu nedenle hem anne babanın kendine destek olmasına ihtiyaç duyar, hem de kendi içinde bu isteğe karşı koymaya çalışır.
Çocukluktan itibaren kendisine sevgi vermiş olan anne ve babadan uzaklaşmaya başlar. Bu uzaklaşma gelişimsel bir süreç olarak ayrışma ve bireyleşmenin bir parçası olarak kimlik edinme süreciyle yakından ilişkilidir. Ancak unutulmamalıdır ki aileye olan ihtiyaç hâlâ devam etmektedir. Ailenin duyguları da çoğu kez ikilem içerisindedir. Çocuğun artık büyümesi istenir ancak ona hala çocukluktaki gibi davranma eğilimi gösterilir. Bazı durumlarda çocuk ailenin gözünde “Sen çocuksun, anlamazsın.” diye eleştirilirken, bazen de “Sen artık büyüdün, bunları yapabilmen lazım.” şeklinde uyarılır. Çocuk ise bağımsızlık arayışında davranışları ile şunu söylemektedir ‘’Ben sizden farklıyım, bunu göstermek istiyorum, sizin olmamı istediğiniz kişi değil, kendi istediğim kişi olmak istiyorum."
Ergenlerin dünyasında akran grupları önemli bir yer tutmasına rağmen, gelişimlerinde anne babalar oldukça hayati ve gerekli bir rol oynar. Ergenin bu geçiş dönemini başarıyla tamamlayarak yetişkin dünyasına adım atmasında gerekli temel faktör, ailenin gerçek ilgi ve desteğidir.
İnsanların birbirleriyle ilişkilerini sürdürebilmelerinin anahtarı iletişimdir ve iletişimin temeli iyi bir dinleyici olmaktır. Açık ve sağlıklı bir iletişim için iyi bir dinleyici olmak kadar nasıl bir tutum sergilendiği de önem taşımaktadır. Ergenlik döneminde ailelerin birçoğu "Çocuğumuz bizimle hiçbir şeyi paylaşmıyor, gizliyor."; çocukların çoğu da "Aileme anlattığım zaman beni dinlemiyorlar, ne söylesem hemen tepki veriyor kızıyor ya da nasihat ediyor, beni anlamıyorlar ben de hiçbir şeyi anlatmıyorum." cümlelerini kurmaya başlayabiliyor.
Bir ergenle iletişim kurarken, onun gerçekliklerini dikkate almak son derece önemlidir. Çocuğun davranışları sorun olarak kodlandığında, daha kaygılı ve telaşlı tepkiler verme eğilimimiz artar; oysa ihtiyacın ne olduğunu fark edip davranışı doğru okuyabilirsek daha sakin ve kontrollü tepkiler verebiliriz. Eğer anne babalar çocuklarını gerektiği gibi dinlemeyi ve onlarla iletişim kurabilmeyi öğrenirlerse, gençler de ebeveynlerini dinleyebilecek ve onlarla iletişim kurabileceklerdir.
Gençleri, geleceğimizi korumanın, onlara sahip çıkmanın, onları yanlış yollarda kendilerini bulmalarının önünü kesecek en önemli anahtar onlarla doğru iletişim kurabilmektir. Bu doğrultuda ergenlerle doğru iletişim kurabilmek için şunlara dikkat etmek gerekmektedir:
Ailelere İletişim Önerileri
Çocuklarınızı sevmeye devam edin. Büyüme ve keşif sürecinde çocuğunuza eşlik edin…
Ona vereceğiniz en değerli şeyin ona olan sevginizi ve değeri ona hissettirmek olduğunu unutmayın.
Ve sevginin iyileştiren, iyi gelen gücünü hep hatırlayın…
Bizler de Yörünge Bağımlılıkla Mücadele Derneği olarak yolunuzu aydınlatmaya ve gençlerimizin yoluna ışık olamaya devam edeceğiz
Psikolog Dr. Saadet Elevli